Şubat, 2009 için arşivler
Hep Merak Ettiklerimizden: Harem
22 Şub
Avrupa’lı seyyahlarin anlatilarindan yola çıkarak elde edildiği için “harem” kavramı veya kurumu üzerine yanlış ya da en azından eksik bilgiler edinmişizdir. Kendi ilköğretim ve lise yıllarımızda maruz kaldığımız “tarih” adı verilen derslerde “tarih öğretmenleri”mizden öğrendiklerimiz de Avrupalı seyyahların ya da tüccarların anlatılarından pek farklı değildi. Meğerse onca zaman Padişahın “kadınları”nın birada tutulduğu, kendisinin istediği zaman bu kadınlardan istediğiyle beraber olabildiği bir kişiye “özel” ama aynı zamanda “genel” evden farkı olmadığı gibi söylemler hiç düşünülmeden bir anda ağızdan çıkmış dedikodudan başka birşey değilmilş. Aslında gerçeklerin farkına varmak için de öyle çok çaba sarfetmeye gerek yok. Padişahı, sarayı ve saraydaki düzeni açık DEVAMI >
Bir Hayat Memat Meselesi…
21 Şub
Ölüme bakış açısı farklıdır herkesin, ve tabii ölümden sonrasına… Yeni bir hayat var veya yok…sana göre var, bana göre yok…bu konuda topyekün bir ortak fikir etrafında birleşilemeyeceğine göre, ölümden sonra ne olacağımızdan ziyade hatırlanıp hatırlanmayacağımız üzerinde kafa yorup bunun için birşeyler yapmanın gerekliliğine inanıyorum. Söylenmiş o kadar sözünün arasından en çok “beni hatırlayınız” deyişini sevmişimdir Mustafa Kemal’in… Hatırlanmak için de elbette birşeyler bırakmak gerek geride kalanlara, sen ebedi yok olsan da ebedi yaşayacak birşeyler… inansan da inanmasan da…
Aslında bütün bunlar birdenbire döküldü beynimin kılcal damarlarından…ve sonra klavyede yer buldu…yukarıdaki resme bakarken mezar taşları hakkında yazasım geldi…ama düşünceler başka tarafa aktı…her DEVAMI >
Recep İvedik ve Ha(ya)llerimiz…
19 Şub
Muhtemelen birçoğunuz karşı çıkacak ama ben yine de söyleyeceğim. Dayanamıyorum artık. Çoğunuz karşı çıkacak diyorum çünkü 1 milyon 209 bin 453 kişiden biri olma ihtimaliniz epey yüksek. Bu rakam neyi mi ifade ediyor. Ülkemizde bir kişinin yaşadığı süre içerisinde okuduğu kitap sayısı desem… ya da yaşadığı sürede yardım ettiği insan sayısı… olmadı mı… peki o zaman bir sene içerisinde sarfettiğimiz güzel sözleri kastediyor diyelim… yine inanmadınız biliyorum,nasıl olsa bu toplumun bir ferdi de sizsiniz, kendinizi ve dolayısıyla ülkemin garip insanını çok iyi tanıyorsunuz.. olsa olsa Recep İvedik’i izlemeye giden tayfada bu kadar zat-zevat bulunur. Ve bu rakam şimdilik bu kadar, DEVAMI >
Batının ilmini, bilimini değil; ahlaksızlığını aldık
16 Şub
Bu tür haberler oldukça, daha çooook örnek alırız..
Son günlerde gündemden düşmeyen, saçma olduğu kadar, bir toplumun ve o toplumdaki bireylerin ne kadar yozlaştığını, ahlaki değerlerin ne derece ayaklar altında olduğunun en iyi örnekleyen bir haber bizim medyamızın da manşetinden düşmüyor bir türlü. Haberin içeriğine pek girmek istemiyorum, çünkü olayla ilgili son gelişmeler iyice midemi bulandırmış durumda…. Olay bu kadar çirkin ve etik dışı bir çerçevenin içine oturmuşken, üstelik bizim toplumumuz ve ülkemizle alakasızken neden halen ısrarla basınımızın manşetlerinden inmiyorum anlamış değilim. Ya da hadi çoğu zaman neye ve kime hizmet ettikleri belli olmayan medyayı geçtim, bu konu da ekranlardaki sigara DEVAMI >
Bir Ses ya da Sesler…
15 Şub
Sesler duydum bugün, her zamankinden farklı sesler. Herbiri farklı bir yerden kalkıp gelmiş, birşeyler söylemeye çalışan sesler… Bir çingeneydi ilki, ve o da bir sesten, hatta seslerden konuşuyordu. “Güzel bir hayat hikâyem olmadı, anlayın.” diyordu bu ses, ama bir huzur esintisi yayıyordu etrafına ve kulaklarım da alıyordu bu huzurdan nasibini, alıp ulaştırıyordu derinlere… Bir Kürd’ün kükreyişi karışıyordu ardından bu sese; dişi bir arslan misali soluyan bir annenin haykırışı; “em aştiê dixwazin”* diyordu bu ses, heyecanlı… Lakin bir tedirginlik vardı bu seste, samimi, bir o kadar da kardeşçe… Belli ki birçok kez haykırmıştı o bu sesi ve duymuştu birçok kimse, ama DEVAMI >

