Kendimi bildim bileli Avrupa Birliği’ne girebilemek içi ülkece çırpınıyoruz, bu yolda bizlere şart koştukları maddelerin çoğunu harfiyen yerine getirmemize karşın adamlar inatla ve bizle dalga geçermişcesine devamlı olarak müzakereleri erteliyorlar. Tüm bunlara rağmen başımızda bulunan devlet büyüklerinin halen AB diye ısrarcı bir tutum sergilemelerini anlamıyorum. Üstelik önümüze koydukları uyum maddelerinin çoğunun ülke olaran iç işlerimize müdahale anlamına gelmesine rağmen gıkımız çıkmıyor nedense.

Tamam ekonomik olarak bir artısı olacaktır bize AB’ye girmemiz ancak ekonomik artısı olacak diye, içişlerine karışmalarına da eywallah diyemeyiz, demememiz gerekir. Uyum paketiydi, zartı zurttu zaten ülke de huzur kalmadı sayelerinde.

Tüm bunları düşünürken geçenlerde Başkent Üniversitesi Senatosu ile ilgili geçenlerde okuduğum bir haber geldi aklıma…Senato yaptığı toplantı neticesinde Türkiye’ye gelen AB temsilcilerine bir duyuru yayınladı. Bildiride AB temsilcilerinin ve politikalarının Türkiye’de etnik çatışmalar çıkarıp, ülkeyi kaosa sürüklemekten başka bir işi yaramadığını, meclis üyelerini ve hatta TSK mensuplarını bile sorgulama cüretlerini kendilerinde bulduklarını, tüm bu nedenlerden dolayı hiçbir AB temsilcisinin bu ülke topraklarına basmaya layık oladığı ve ülkeyi derhal terketmeleri  belirtiliyordu.

Üniversite senatosundan bu bildiriyi yayınlayanları canı gönülden kutluyorum, nihayet AB’nin gerçek yüzünü ve Türkiye’de gerçekleştirmek istediklerini anlayan birileri çıktı…buna da şükür.