Bir Muamma: Osmanlı ve Kuruluş…
Kimilerinin yücelterek göklere çıkarmaktan kimininse yerin dibine sokacak kadar yermekten kendisini alamadığı bir tarih üzerinde sürdürüyoruz yaşamlarımımzı. Osmanlı devletinin altı yüz yıllık ömrü gerek tarihçiler gerekse tarih üzerinde spekülasyon yapmakta hünerli kendini tarihçi sananlar arasında uzun tartışmalara konu olmakta. Geçmişe dönüp gerçekleri gözümüzle görme imkanı olmadığından Osmanlı tarihini de olduğuna en yakın haliyle anlayabilmek için devletin kuruluş aşamasına bakılması gerektiği görüşündeyim. Tarih üzerine dedikodu yapmayı üzerine vazife edinmiş olanların çokluğu nedeniyle de bu konuyu kendi görüşlerimden çok, alanında uzman bilim adamı ve akademisyenlerin görüşleri üzerinden değerlendirme niyetindeyim. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu hususunda birincil kaynaklardan araştırma yapmış ve görüş belirtmiş bilim adamları arasında Paul Wittek, H.A. Gibbons, Knolles, Fuat Köprülü ve Halil İnalcık önde gelmektedirler. Daha sonra ünlü tarihçi Cemal Kafadar “Between Two Worlds” adlı kitabında Wittek, Gibbons ve Köprülü’nün tarihyazımı üzerinden bir tartışmayı ele alır.
Knolles’ e göre Osmanlının kuruluşundaki en önemli etmen Bizans’tı. Ona göre Osmanlı’nın başarısı İslamlaşmış Bizans unsurlarının sayesindedir. Bunu da şu şekilde dillenririyor: “Osmanlı’nı başarısı, tek başlarına bu kadar büyük, geniş ve uzun yıllar yaşayan bir devleti idare etme kabiliyetinden yoksun ‘Asyalı’lara atfedilemez”. Ona göre İslamlaşmış Bizans bürokrasisi Osmanlı devletinin bel kemiğini oluşturmaktaydı. Bir diğer tarihçi Gibbons da temel olarak Bizans etkisini gösterir tezinde. Ona göre Osmanlı devletibir çeşit Bizans’ın bir uzvu ve daha sonra devamıdır. Gibbons’a en büyük eleştiriler Köprülü’den gelmektedit. Türkçe veya başka bir dil bilmemesi en büyük eksikliği olarak gösterilir Köprülü tarafından. Köprülü ise Osmanlı Devleti’ni iki temel öğe üzerine kurar; Türklük ve İslam. Böylece de milliyetçi tarihyazımının ikonu haline gelir. Tezini ileri sürdüğü yılların Türkiye Devleti’nin kuruluş yılları olduğunu göz önünde blundurursak görüşlerini daha iyi değerlendiririz kanısındayım. Paul Wittek’e göre ise asıl önemsenmesi gereken etnik unsur değil, sınır boylarında savaşan Türklerin “gazi” olmalarıydı. Yani bunu bir çeşit kutsal savaş diğer bir deyişle “cihat” anlayışına bağlıyordu. Şu anda hala Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümün’de bulunan ünlü tarihçi Halil İnalcık’ın da temel olarak vurguladığı unsur bu olacaktır.
Gördüğümüz gibi kuruluş devresi üzerinde dahi oldukça farklı fikirler ileri sürülmüş ve sürülmekte. Fikrini beyan eden kişinin kimliği, yaşadığı dönem ve bu dönemin gerektirdikleri söylemleri üzerinde muhakkak etkili olmuştur. Tarihi değerlendirirken işte tam da bu üzden hiçbirzaman mutlak doğrunun peşinde olunmaması gerektiği aşikar. İdeolojik sebeplerle tarihi işine yarayan tarafa yontanlara kulak asmamalı, farkıl perspektiflerden bakıp kendi görüşümüzü oluşturmalıyız. O zaman ister Osman’ın gördüğü rüyayı yorarsınız Şeyh Edebalı miali ister belge ve kaynak olmadan hiçbirşeye inanmazsınız. Aklın yolu kesinlikle bir değil…
| Yazıcıya Gönder | Bu kelam kadirzade tarafından 09 Şubat 2009 saat 11:53 civarlarında,BİRTARİH kategorisinde kaleme alınmıştır. Yazı ile ilgili güncellemeleri takip etmek için tıklayın RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |


yaklaşık 1 yıl önce
dediklerine katılıyorum, sonuçta tarihi bir olayı günümüze aktaran kaynaklar belirli kişilerin penceresinden yazılmıştır. Onlar o olayı nasıl algılayıp nasıl yorumluyorsa bizde öyle algılıyoruz bu kaynaklardan…Ancak tarihi tasnif ederken en çok dikkat edilmesi gerek nokta olan “tarafsızlık” ne kadar sağlanırsa, o denli gerçeğe uygun oygun olur
yaklaşık 1 yıl önce
Tarafsızlık konusuna değinmeniz güzel oldu. Her alan da olduğu kadar tarihte de objektif araştırma ve değerlendirmenin yeri büyüktür. Ancak belgeler üzerine yapılacak okumalar çoğu zaman araştırıcının öznel değerlendirmesinden ibaret kalmaktadır. Bu da kanaatimce ortak bir metodoloji takib edilerek çözülebilir. Hiç olmazsa öznellik en aza indirgenebilir.