Dün, aptal kutusunu açayımda bakayım neler var haberlerde dedim… Ulusal kanalın birini açtım Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal‘a verip veriştiriyordu neyse dedim bu ikili arasındaki sözlü sataşmaların cılkı çıktı, başka kanal’ı açtım Kemal Kılıçdaroğlu yine kapmış kırtasiyeden bir iki tane a4 kağıdı, birilerine çamur atıyor; bu adamın da siyaset tarzı bu herhalde diye geçiştirdim, yine kanal değiştirdim Recep Tayyip Erdoğan bu sefer Aydın Doğan‘la ağız dalaşına girmiş, sanki malımızı bilmiyormuşuz gibi bir birilerinin açıklarını ifşa etmeye çalışıyorlar. Bir kaç kanal daha değiştim ama sonuçlar aynı. Sonunda yoruldum bıraktım kumandayı. Ancakkk…memlekette bunca sorun varken, millet isyan edip duruyoken hergün, bunlar ağız dalaşı yapmaktan bıkmazlar, yorulmazlar. Çünkü kimsenin derdi devlet ya da millet değil ki, onların dersi ordan cebime ne indirsem burdan ne kadar koparsam, Chp yi daha ne kadar küçük düşürsem, Recep Tayyip’in tahtını nasıl sallasam diye adamlar ancak hinlik peşinde ve bizde bu gibileri seçip baş tacı etmeye devam ediyoruz, dolayısıyla bütün bu olanlara bizler Türk milleti olarak müstehakkız…Başa geçen ülkeyi daha iyi nasıl yönetirim düşüncesinden çok, aykırı sesler daha çok nasıl bastırırım, benden olmayan olmasın bu ülkede, boykot edilmeli böyle kişiler ve kurumlar, muhalefeti nasıl sustururum diye daha çok zaman harcıyordur eminim. Gerçi hoş son söylediğim, mühalefeti nasıl sustururum maddesi fazlalık oldu, çünkü muhalefet denen birşey yok orta da zaten, zira Deniz Baykal saolsun hem hukumete hem kendisine muhalefet olarak durumu notrleştiriyor bir açıdan….