becelOrda burda, ortalıkta dolanan Becel marka margarin reklamını görmüşsünüzdür herhalde “Bugün 425 adet domates yediniz mi?” diye. Neden özellikle 425 adet peki derseniz, 425 adet domates 30 gram pro-active’e eşitmiş. Kapı komşu Mustafa amca da çok anlar ya pro-active‘den. Açıkcası bende anlamıyorum, ne işe yaradığını bile bilmiyorum, araştırıp öğrenmek var ama zor geliyor Türk olmanın doğası gereği. Yani ne olur şu reklamları halkın daha rahat anlayacağı dilden yapsalar. Pro-active ne ya:) ne işe yarıyor, reklamda kullanıyorsan en azından buna açıklık getirebilirsin. Ayrıca bu 425 domates konusuna gelirsek, ben Becel’e sinir oluyom ve Becel kullanmaktansa domates yiyorum hergün diyelim, peki bendeki domates taneleri Becel araştırmalarında kullanılan domateslerin boyutlarından iri veya ufaksa ne olacak, hesaplamalar şaşmaz mı ki. Domates miktarını sayı yerine kilo ile verseler daha iyi olurdu bu yüzden en azından tek tek yediğim domatesleri saymaktansa alırdım hormonsuzundan kaç kiloya denk geliyorsa artık o adet domatesi gün boyunca yerdim. Cebimde taşır yerdim, İETT otobüslerinde yerdim, yolda yerdim ama yine de yerdim yani:) Hormonsuz domates dedim de akşam üzeri DİA dan menemen yapmak için domates aldım, Allahım o nasıl şey ya? Rengi ne kırmızı, ne turuncu, ne sarı, ne de yeşil, tuhaf bi renkte. Domatesi elime aldım taş gibi sert, hayvan gibi hormon bastıkları apaçık belli yani, üzerimde nakit de olmayınca mecburen alıp karttan çektirmek zorunda kaldım. Bu arada hormonlu domates ile menemende fena olmuyormuş bunu farkettim. Neyse konuyu toparlamak gerekirse, reklam verenlerin hitap ettikleri kesime dikkat etmelerinde fayda var gerçi onlarda biliyordur bunu, küstahlık yapmıyayım ama yani gözden kaçabiliyor “pro-active” örneğinde olduğu gibi…