Arşiv | Eğitim

Etiketler: , , , ,

2009 ÖSS sınavına girecek adaylar çok şanslıymış(!)

Tarih 03 Ocak 2009 Yazan Yaşarzade

3163358064_538aba6cc0 2009 ÖSS sınavına girecek adaylar çok şanslıymış(!)ÖSYM Genel Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre bu sene yani 2009′da ÖSS’ye girecek olan üniversite adayları, geçen senelerde sınava girenlere göre daha şanslılarmış. Nedeni ise geçen yıl (2008 ) yeni açılan fakülte ve Üniversitelerle birlikte Yükseköğretime giren öğrenci sayısınının fazlalığı ve aşağıya çekilen baraj puanları nedeniyle ÖSS’yi kazanamayan öğrenci sayısının geçen senelere oranla kat ve kat aşağıda olmasıymış. Ve Prof. Doktorumuz dert edinmiş herhalde bu konuyu kendisine, üşenmemiş almış eline kağıt kalemi başlamış hesaba, hesabına göre bu yıl sınava giren her 2 öğrenciden bir üniversiteye adımını atacakmış….Tüm bu nedenlerden dolayı 2009′de Öss ye girenler acayip şanslı ya da halk arasında “ballı” diyebileceğimiz gruba giriyorlarmış…

Şimdi Sayın ÖSYM Genel Başkanı’nın hesaplarını bırakıp, çarşı hesabına göre bakalım acaba gerçekten de şanslı mı bu kitle….Şöyle bir 2009′da  Yükseköğretim kademesinde bir programa yerleşecek olan adayların karşılacağı sorunları yazalım teker teker…

  • Bu yıldan itibaren, belediyelerin burs verme yetkisi ellerinden alınmış olup, Üniversite öğrencilerinin tek gelir kaynağına balta vuruldu.
  • Pratiğin “P” sine bile dayanmayan ezberci anlayışın Üniversitelerimiz de bile revaçta olması neticesinde, tekdüze kalıplaşmış bilgi aktarımının devam edeceği anlamsız bir eğitim kademesine geçilmesi.
  • Yükseköğretim hayatı boyunca kirada oturmak isteyecek olan adayların, kirada kalacakları evin normal kira bedelinden fazlasını ödemek zorunda kalması (Ev sahibinin, 3-4kişi bir araya gelir öderler kirayı ne olacak hesabı)
  • Üniversite mezunu her üç kişiden ikisinin bugün boşta gezdiği gerçeği…Bunun Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın hesabına çevirirsek 2009 ÖSS sınavına giren her 6 kişiden 5′nin boşta kalacağı gerçeği ortaya çıkıyor..
  • ve dahası…..

Dahasını yazmayacağım, milletin hevesi kırılmasın.:) İyisi mi gelin de görün ne kadar şanslı olacağınızı…Ardından sayın başkana da bir rahmet duası edersiniz artık, bu kadar şanslı olunmaz ki diye .:)

Yorum (0)

Etiketler: , , , ,

İngilizceciler, “Pay attention please!”

Tarih 30 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3148905094_50286c4c85_m İngilizceciler, Pay attention please!Son günlerde bizim de “şok haber” olarak duyurduğumuz MEB öğretmen ataması haberleri, ekonomik kriz, özel sektörün sunduğu şartlar vb… pek çok sebepten dolayı ülkem genci farklı iş arayışlarına girişmekte ama kalbinin bir tarafı da her daim “devlet garantisi” için için kavrulmaktadır. İşte bu noktada başvuru sayılarından çok da fazla bilinmedi veya yanlış bilgilendirmelerin yapıldığı bir meslek mevzu bahis oluyor. Üniversitelerde “İngiliz Dili Öğretim Elemanlığı” ya da kısaca “Okutmanlık”.

Okutman kimdir? Öğretmene göre avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Belki sayfalarca yazılıp tartışıldı forumlarda bu konu, ama ben yine de kısaca aydınlatmak istiyorum sizleri. Okutmanlık bir YÖK akademik kadrosu olup kesinlikle “devlet garantisi” içermektedir. Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu yanısıra 2547 sayılı YÖK kanununa da tabi olan bu kadroda  1,2 veya 4 yıllık sözleşmelerle çalışılmaktadır. Dikkat edilmesi gereken konu ise bu kadronun sözleşmeli statü devlet memuru kadro tipleri olan 4b ve 4c kadrolarından olmamasıdır. Taban maaşları, ek dersler gibi gelirler hesaplandığında öğretmenlikten çok daha avantajlı olmasına karşın tatil günlerinin sayısı ve gece ders yükünün olabilmesi gibi olumsuz yönleri de listelenebilir. Akademisyen olmayan bir akademik kadro olması sebebiyle de akademik hiyerarşinin dışında harici bir kadro teşkil eder. İl içinde farklı birimlerde görev yapabilen okutmanlar bir başka üniversiteye kendileri istemedikçe atanmaz ve görevlendirilmezler.

Nasıl okutman olunur?

Gelelim nasıl bu kadrolarda iş sahibi olabileceğimize. Öncelikle hemen belirtmeliyim ki okutman olabilmek için yüksek lisans ve doktora şartı aranmıyor (sadece İngilizce alanlarında!). KPDS yada ÜDS’den 80 ya da eşdeğer bir puanla, ALES’ten 70 üzeri puan almanız açılan kadrolara başvurabilmeniz için yeterli. Sonrasında ise kadroyu açan üniversite tarafından ciddi bir sözlü (veya kısmen yazılı) sınava tabi tutularak üniversitelerimizde Okutman ünvanı ile “Öğretim Elemanı” kadrosuna yerleşebiliyorsunuz. Eskiden kanayan bir yara olan torpil ve adam kayırma ise 31.07.2008 tarihli Resmi gazetede yayımlanan “Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen Veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile en azından bu tip kadro alımlarında tarihe karışmış durumda; çünkü tüm sınav değerleri bir yüzdeyle sabitlenmiş ve yapılan sözlü mülakat sadece %15′lik bir paya sahip. En önemli değer ise % 55 ile ALES puanına ait. Bunları % 15′erlik paylarla KPDS-ÜDS puanı ve lisans mezuniyet notu izliyor.

Tüm bu bilgilerden sonra ise değerlendirmeyi yapmak, sınavlarda gerekli puanları almak ve her şeye rağmen içinizdeki ümidi yitirmemekse sizlere düşüyor. Şimdiden herkese bol şans…

Kadro ilanlarını ise http://turkuaz.yok.gov.tr/AkademikDuyuru/ adresinden takip edebilirsiniz.

H.Korkmaz’a Teşekkürler

Yorum (0)

Etiketler: , , ,

ŞOK! Şubat atamasında sözleşmeli öğretmen alınmayacak…

Tarih 26 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3138098788_003b29db8b_m ŞOK! Şubat atamasında sözleşmeli öğretmen alınmayacak...Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bugün Şubat atamasında atanacak öğretmen sayısını TV24′teki konuşmasında açıkladı.  Açıklamaya göre 2009 Şubat öğretmen ataması döneminde atanacak öğretmen sayısı 8 bin. Üstelik bu alımın tamamı da kadrolu olacak.

Önceki atama dönemlerinde atanamayıp, umudunu şubata saklayan birçok öğretmen adayı için sadece sayı değil atanacakların kadrolu olması da hayal kırıklığına neden oldu. Çünkü bu durumda yeni alım hemen hemen hiç olmayacak. Olacak olan şey ise şu Ağustos ve Kasım ek atamasında sözleşmeli olarak atanmış olanlar Şubat ayında kadroya geçecek, Milli Eğitim Bakanlığı da öğretmen alımı yapmış gibi görünecek.

Aynı zamanda halihazırda sözleşmeli olan öğretmenlerin görev bölgelerine göre belli bir süreden sonra hiç bir şart aranmaksızın kadroya geçireleceğini belirten sayın Bakan’a şu soruyu sorasım geldi “Madem eninde sonunda sözleşmeliler  kadroya geçecek ise , Şubatta sözleşmeli öğretmen almak yerine ne diye daha kadrolu alım yapıyorsunuz?” Anladığınız üzere MEB iki karar almış gibi görünüyor ancak bu iki karar da bir biriyle çelişiyor.

Haberi okuyan ve şubat ayında atama bekleyen tüm öğretmen adayı arkadaşları durum karşısında sessiz kalmamalarını rica ediyorum. Kendim bir başlangış olarak MEB’e mail yolladım sözleşmeli alım olması konusunda…umarım tüm adaylar  sesini Milli Eğitim Bakanlığına & Hüseyin Çelik’e duyurur ve bu haksız atama uygulaması ortadan kalkar…

ÖNEMLİ Not: İçim rahat etmedi konu ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünü aradım. Kesin bir açıklama yok denildi. Verilen sayı bi nabız yoklama olabilir gibi geldi bana, Lütfen herkes arayıp sözleşmeli öğretmen ataması konusunda bir kamuoyu oluştursun :)

Tel: 0312 413 13 39

0 312 419 14 10

personel@meb.gov.tr

Yorumlar (144)

Etiketler: , , ,

YÖK artık! Daha neler…

Tarih 24 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

Bugün Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan basın toplantısı ile meslek lisesi öğrencileri  bir kez daha “YÖK artık!” dedi. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay mesleki ve teknik yükseköğretimin yeniden düzenlenmesine ilişkin bilgilendirmede bulunurken öne çıkan değişiklikler şunlardı:

Üniversitelerde halen dört yıllık lisans eğitimi veren ”Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi”, “Mesleki Eğitim Fakültesi”, ”Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi”, “Teknik Eğitim Fakültesi”, “Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi” kapatılacak ve yerlerine  “Teknoloji Fakültesi”, “Sanat ve Tasarım Fakültesi”, “Turizm Fakültesi” kurulacak.

Açıklamayı dikkatle okuduğumuzda ortadaki en ciddi değişikliğin “isim değişikliği” olduğu gözlerden kaçmıyor. Ancak tam bu noktada bizlerin böyle düşüneceğini farkeden YÖK konuya netlik getiriyor  ve diyor ki:

“Yeni kurulacak fakülteler, kapatılan fakültelerin eşiti olan fakülteler olmayacak. Bu fakülteler, uygulama bilgi ve beceri niteliği yüksek elemanlar yetiştirecek.”

Biz de diyoruz ki:

Peki mevcut Meslek Yüksek Okullarındaki eğitimi bile sözleşmeli ve ücretli hocalarla sürdüren bir yapı acaba gerekli öğretim elemanını nasıl ve nereden temin edecek?

Bu sorumuzun cevabı ise açıklamanın devamında geliyor:

“Türkiye’de ilk olarak kurulacak “Teknoloji Fakülte”leri için bu tür fakültelerin bulunduğu ülkelerde öğretim elemanları yetiştirilecek. Mesleki ve teknik ortaöğretimin öğretmen ihtiyacı, kurulacak fakültelerin veya diğer fakültelerin mezunlarından 1 yıl (2 yarıyıl) pedagoji eğitimi görerek pedagoji sertifikası alanlar tarafından karşılanacak.”

Anlaşılan bu yeni düzenlemeyle öğretim elemanı yetersizliği sıkıntısı son bulacağı gibi liselerimize de 1 yıllık formasyonel eğitimle üst düzey, yeni nesil öğretmenler yetiştirilecek…

MYO öğrencilerinin uygulama eğitimleri esnasında gerçekleşebilecek kazalar düşünülerek sigortalanması, sınavsız geçişin kaldırılıp henüz tam kararlaştırılmayan bir tarz ve taban puanıyla öğrenci kabul edilmesi, yurtiçi öğrenci değişimleri yapılması, ve MYO’larda halen 4 dönem olan öğrenim süresinin her yıla 1′er dönem eklenerek 6 döneme çıkarılması da öngörülen diğer değişikliklerdi. Mesleki yükseköğretimde reform niteliği taşıyan bunca köklü değişikliği başarıyla uygulayabileceğini düşünen tüm yöneticileri şimdiden kutluyor; bina, öğretim elemanı, para, donanım, personel vb… yetersizliklerle yılardır zar zor ayakta duran Türk üniversite camiasına da bol sabır diliyoruz.

H. Korkmaz

Yorumlar (2)

Etiketler: , , , ,

2009 Şubat atamasında atanacak öğretmen sayısı

Tarih 23 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3130791544_364551e027 2009 Şubat atamasında atanacak öğretmen sayısıÜlkemizde birçok öğretmen adayının sabırsızlıkla beklediği 2009 Şubat ataması gün ve gün yaklaşıyor. Adayların çoğunun merak ettiği konu ise atanacak öğretmen sayısı ve bu sayının branş bazında dağılımı. Geçen yıllara nazaran alımın daha çok olacağını kestirmek pek de zor değil çünkü önümüzde yerel seçimler var ve atama yapılacak sayı aynı zaman da seçim yatırımı anlamına da gelecek. Tabi ki sadece alımın yüksek sayıda olması yetmiyor aynı zamanda  sözleşmeli öğretmen alımının da yapılması gerekiyor. Tüm bunlardan yola çıkarak 2009 Şubat atamasında atanacak öğretmen sayısı 4 bin sözleşmeli ve 6 bin kadrolu olmak üzere 10 bin olacağını idda ediyorum. Umarım yanılmam…tabii branş bazında tam olarak tahmin yürütmek zor ama herzamanki gibi sınıf ve ingilizce öğretmenliği branşlarında en fazla alımın olacağı aşikar. Bütün öğretmen adaylarının dileklerinin gerçekleşmesi dileğiyle….

Yorumlar (82)

Etiketler: , , , ,

Tost yiyen, test çözen bir gençlik oluşturduk

Tarih 22 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3127293831_6b04b809a8 Tost yiyen, test çözen bir gençlik oluşturdukMilli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik geçtiğimiz günlerde Alman Goethe Estitüsü ile işbirliği içerisinde hazırlanan “Okullar Geleceğin Partneleri” projesi kapsamında İzmir Kız Lisesi’ne bir ziyarette bulunmuş. Ziyaret esnasında bir basın toplantısı yapan MEB bakanı Alman eğitim ekolüne büyük övgüler yağdırmış ve biraz da bizim eğitim sistemi ile ilgili gelecekte yapılması gereken bazı noktaları belirtmiş.
Sayın Çelik’in bahsettiği bu noktalar ise göreve başladığından beri hiç aksatmadan heryıl yaptığı gibi, sınav sistemlerinde değişikliğe gitme ile ilgiliydi.(gerçi çoğu zaman sınav sistemini değiştirmeyi başaramayıp sadece isimlerini değiştirip öyle yutturdular ama olsun…OKS, SBS vs vs). Kimi zaman bir önceki yıl yapılan değişiklik işe yaramadı düşüncesiyle sistem bir sonraki yıl tekrardan değiştirilmeye çalışıldı. Ancak bu konuda dikkatimi çeken asıl şey şu; Madem sınav sistemi değiştiriliyor, bu sınavlardan bir önceki eğitim kademeleri için öngörülen öğretim tekniği ve anlayışı neden aynı kalıyor? Bunun da değiştirilmesi gerekmiyor mu peki? Çünkü eğitim etkinliklerinin içeriğini ve uygulanmasını etkileyen en önemli faktör hedef ve amaçlardır. Amaç ise sınavdan iyi bir netice almak. Dolayısıyla sınav sistemi değiştirildiğinde, öğretim etkinliklerinde de değişen sistem çerçevesinde değişikliğe gidilmesi gerekiyordu ancak bu yapılmadı. Yaptıkları şey çorbayı kaşıkla içtikten sonra spagettiye de kaşıkla devam etmek gibi birşey oldu, bu durumda isteseniz de istemeseniz de spagettiniz dökülecektir kusura bakmayın.
Bir diğer konu ise Milli Eğitim Bakanımızın, gençliğin başbelası haline gelen ÖSS sınavını teste dayalı bir sistem olmaktan çıkaracağız demesi…güzel ve hatta çok güzel çünkü bir insanın bilgi birikimini ölçme işlemini  belirli bir zaman veya maddelerle sınırlayamazsınız. Ezberden, hatırlamadan öteye geçemez böyle bir sınavın ölçtüğü. Sayın Bakan bu açıklamayı yaptığı anda yanında olup şunu sormak isterdim kendilerine; “ÖSS gibi ölçme ve değerlendirmesi en kolay olan bir sınavın uygulanmasında bile heryıl binbir fiyasko yaşayan MEB, acaba teste dayalı olmayan ÖSS’yi nasıl uygulayacağını düşünüyor?”

Yorum (0)

Etiketler: , , ,

Gözünaydın Dennis, İBB bursu iptal edilmiş

Tarih 20 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3122346067_d9e3ed151b_o Gözünaydın Dennis, İBB bursu iptal edilmişEkim ayında açıklanan İBB sonuçlarıyla birlikte ben dahil İBB bursunu almaya hak kazanan öğrenciler bursun yatacağı Aralık ayını büyük bir sabırsızlıkla beklemeye başladık, çünkü İBB bursu her yıl aralık ayının ortalarına doğru yatırılmaya başlanıyordu ve haziran da son buluyordu.

Ancak gerekli belgeleri teslim ettikten iki hafta sonra yazılı ve görsel medyada yer alan bir habere göre belediyelerin burs vermesinin yasaklanması kararı ile bu tek bursumdan da olma korkusu sarmıştı beni. Bu yasanın veya kararın ya da artık herneyse bu saçmalığın çıkmasının nedeni ise Türkiye başına gelen en büyük felaket olan ,yaptıklarıyla kendi parti ve sol görüş ve hatta bazen mantık ilkeleriyle bile çelişen  Deniz Baykal’ın Anayasa Mahkemesine, Belediyeler burs vermesin diye başvurmasıdır. Sayın Baykal eğitim kurumlarında okumaya çalışan herkesin, kendisi gibi universite okuduğu sırada Rockeffeller Yahudi ailesinden burs aldığını zannediyor herhalde ki Belediye burslarını napsın öğrenciler yasaklayın demiş.

Herşeye rağmen yine de Aralıkta İBB bursunun yatacağına dair birazcık ta olsa ümit vardı içimde. Ancak bu ümit bayram tatili sonrası İstanbul Kocamustafapaşa Ziraat bankası şubesinde  hesabımı kontol ederken iyice kayboldu. Az önce de dayanamadım aradım İBB’yi ve telefona çıkan kişi İBB burslarının iptal edildiğini söyledi….Bu kelimeleri duyduğum anda Sayın Baykal için hiç de iyi cümleler sarfetmedi beynim ama bunu ses olayına dökmek istemedim, çünkü buna bile değmezsin sen Sayın Baykal….

Yorumlar (40)

Etiketler: , , , ,

Eğitim çöplüğünde gelecek arayışı

Tarih 19 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3065167851_0fbfb752db Eğitim çöplüğünde gelecek arayışıİlköğretim sıralarında sorulduğunda bazılarımız doktor, mühendis, pilot hatta cumhurbaşkanı olmak istediğimizi söylerdik. Ancak yıllar ilerledikçe insanlar kendilerine daha uygun ve daha gerçekçi hedefler belirlerler gelecekleri adına. Ve artık hayallerimiz hatta günlük yaşantımız bile bu hedefler çerçevesinde şekillenir. Okullarda gördüğümüz derslere verdiğimiz ağırlık bile bu seçimimizden doğrudan etkilenir, örneğin ingilizce öğretmeni olmak isteyen biri ne diye matematiğe hayvanlar gibi asılayım diyebilir, nasıl olsa işine yaramayacak.

Ve gün gelir daha önceden hedeflediği geleceğe bir adım daha yaklaşmak için bu insanlar ÖSS hendeğinden atlamaya çalışırlar, üstelik bugün son yapılan düzenleme ile yapıldığı gibi daha önce mezun olanları görmedikleri psikoloji sorularına maruz bırakılarak. Netice de hendeği aşmaya çalışanların çoğunun ayağı takılır ve düşerler hendeğin içine.

Hendeği aşanlar ise hayatlarını kurtardıklarını sanarlar ki çoğu insanın asıl yanılgıya düştüğü yer de burasıdır. Çünkü asıl hayat hendekten sonra başlıyor. ÖSS’den önce eğitim kurumlarının gençliğin kafasını bir yığın gereksiz bilgi yığınıyla meşgul etme durumu, sınavdan hemen sonra da devam eder. Örneklendirecek olursak bütün eğitim fakültelerinde öğretmenlik okuyanların psikolojik kuramlara mazur bırakılması gibi. Neden gereksiz ki bunları öğrenmek, öğretmenlik insanla uğraş, insana şekil verme işidir bu nedenle psikoloji alanından yardım almak şarttır diye bir tezle bana karşı çıkabilirsiniz ve bu tezinizde de haklı olabilirsiniz. Ancak şunun altını çizmek istiyorum bu konu da, yaşama uyarlanamayan ileride işime yaramayan herhangi bir bilgi sizce geçerli midir? Tabiii ki hayır. Bu durumda okullarımız da ders veren hocalarımıza bir bakalım ( en azından şimdiye kadar karşılaştıklarımıza bakalım) bunlardan hangisi derslerini üniversitelerde gördükleri psikolojik kuramlara dayandırarak işledi. Haa yok mudur gerçekten bunu yapan, vardır elbette ama onlar da öğretmenlik mesleğine yeni başlamış, ilk yıllarının verdiği heycanla daha tez kanlı olanlardır. Yıllar geçip daha da tecrübeleştikte onlar da Bruner’lerin, Bloom’ların, Vigostky’lerin kuramlarını bir çöp parçası gibi kenara itip kendilerine en uygun olan  HAYDAR kuramını benimserler.

Yani diyeceğim o ki, pratikte işe yaramayan her şey gereksiz bir çöp yığınıdır ve bizim eğitim kurumlarımızda ( ilk basamağından tutun, son basamağına kadar) verilen eğitim de külliyen bir çöp yığınından başka birşey değildir. Genç nesillerimiz de maalesef bu çöp yığının içinde can havliyle geleceğini aramakta…..

Yorumlar (2)

Etiketler: , , ,

2009 ÖSS maratonu 16 Şubat’ta başlıyor

Tarih 17 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3115992035_d1462fee56 2009 ÖSS maratonu 16 Şubatta başlıyorÖğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) yayınladığı 2009 sınav takviminde, ortaöğretim kademesinde okuyan öğrencileri ilgilendiren ÖSS sınavının başvuru tarihlerini açıkladı. 14 Haziran 2009 tarihinden yapılacak olan ve milyonlarca öğrenciyi yakından ilgilendiren ÖSS musibetinin başvurularının 16 Şubat-27 Mart tarihleri arasında yapılması gerekiyor.

Güvenirlik ve geçerliliği ortada olan ve tek tip insan modeli üretmek dışında bir fonksiyonu olmayan eğitim sistemimizin genç nesil önüne çıkardığı en büyük engellerden biri olan ÖSS sınavının heyecan ve stresine aylar öncesinden giren öğrencilere şimdiden hedeflerine giden yolda  başarılar diliyoruz…Şunu da hatırlatmakta fayda var ÖSS herşey, herşey ÖSS değildir; Bu nedenle fazla abartmadan, strese boğulmadan planlı-programlı çalışmalar  herkese…Bu konuyu  lisedeki psikoloji dersi öğretmeni Biray Hocamızın ünlü ve manidar bir vecizesi ile sonlandırmak istiyorum, ” ÖSS’de çözdüğünüz her soru ileride çocuğunuzun göz rengine etki edecektir.”

Yorum (0)

Etiketler: , , , , ,

Öğrenim-Katkı kredisi, bursu sonuçları açıklandı

Tarih 16 Aralık 2008 Yazan Yaşarzade

3112862055_b31773b130_o Öğrenim-Katkı kredisi, bursu sonuçları açıklandı2008 yılında Yükseköğretim kurumlarına yerleşmiş olan üniversiteleri arkadaşların heyecanla beklediği Öğrenim ve katkı kredisi veya bursu sonuçları Kredi Yurtlar Kurumu tarafından açıklandı. Kredi veya burs başvurusunda bulunanlar KYK ‘nın resmi websitesi üzerinden TC kimlik numaralarını girerek kredi sonuçlarını görebilirler.

Öğrenim, katkı kredisi veya bursundan herhangibi birisi çıkmış olanlar, bu yıl ilk defa uygulanmakta olan elektronik ortamda bilgilerini noterlere ulaştırılıp onaylama sistemi ile onaylattırdıktan sonra senetlerini en yakın Kredi Yurtlar kurumu müdürlüğüne elden teslim etmeleri gerekmektedir. Daha önceleri bu senetler öğrencilerin okumakta oldukları üniversitelerden teslim alınıp noterden onaylatmaları gerekiyordu. Ancak bu sene yapılan e-sistem ile işlem daha da kolay bir hale getirilmiş. Yapılması gereken tekşey notere TC kimlik no verip senedi onaylattırdıktan sonra KYK müdürlüklerine 23 Aralık mesai bitimine kadar teslim etmek.

Senetlerini onaylatıp teslim edenler burs veya kredilerini 8 Aralık tarihinden itibaren kendi adlarına açılacak olan Ziraat Bankası hesaplarından çekebilecekler…

Yorumlar (5)