Gezgin Kalem…
Uzun bir zamandır yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Bir araştırma projesi sayesinde son bir aydır Türkiye’nin farklı köşelerini dolaşma fırsatı yakaladım. Bu seyahate çıkmadan önce muhteşem güzelliklere sahip topraklar üzerinde yaşadığımızın farkında değildim. Bir kaç yazımda seyahatim süresince şahit olduğum ve karşısında hayran kaldığım güzellikleri elimden geldiğince sizlere anlatmaya çalışacağım.
Günlerce süren seyahatimizin ilk durağı Hacıbektaş kasabası oldu. Nevşehir’e bağlı küçük ama şirin bir yerleşim birimi. Türkiye’nin sahip olduğu kültürel zenginliğin önemli bir kısmını barındırıyor Hacıbektaş. Bildiğiniz gibi Hacı Bektaş Veli Anadolu Aleviliğinin oluşumunda büyük çabalar harcayan, daha sonraki yıllarda “Horasan Erenleri” diye anılanlar arasında önemli bir yer tutar. Bu güzelim kasabada türbesi bulunuyor. Bir külliye halinde tasarlanmış. Aynı zamanda Bektaşi kültürünü çok iyi yansıtan materyaller sergilenmekte içeride.
Kasaba kahvelerinden birine uğradığımızda inanılmaz sıcak bir atmosferle karşılaştık, hem maddi hem manevi. Sobanın içine odunlar cayır cayır yanarken bir Alevi dedesi bize kendilerini, insanlarını, kültürlerini anlatmaya koyuldu. O kadar samimiydi ki herkes buradan ayrılırken adeta sılanızdan ayrılıyor gibi hissediyorsunuz. Alevi veya Bektaşi kültürünü merak ediyorsanız uğramanız gerekenyerlerin başında gelir burası. Bence hiç vakit kaybetmeden bir fırsat yaratın…
| Yazıcıya Gönder | Bu kelam kadirzade tarafından 09 Nisan 2009 saat 21:50 civarlarında,BİRKALEM'DEN kategorisinde kaleme alınmıştır. Yazı ile ilgili güncellemeleri takip etmek için tıklayın RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |


yaklaşık 11 ay önce
Sanki bir parmak bal çalmışsınız! İzlenimler, hissedilenler sanırım görülenlerden daha önemli. Güzel yansıtmışsınız. Bundan sonrakileri merakla bekleyeceğim.