Gezgin Kalem-2 (Diyarbakır)
Hep sorarlar “çok okuyan mı bilir çok gezen mi” diye…şimdiye kadar okumanın kıymetini-hakkını veremesem de- biliyordum diyebilirim ama gezmenin insana ne denli bir yol katettirdiğini henüz öğrendim. Hacıbektaş’da geçirdiğim o güzel günden sonra yüzümüzü Güneydoğu’ya döndük… sıradaki durak Diyarbakır…muhteşem şehir…insan duyduğu ama görmediği kişileri hep birine benzetir ya ben de Diyarbakır’ı gözlerimle görmeden önce hayalimde kişiselleştirmiştim…ancak şehre ayak basar basmaz bu hayali şehir tümüyle yerle bir oldu ve ortaya harikulade bir Doğu şehri çıktı…Dört bir tarafı surlarla çevrili bu diyarda kendimi adeta güvende hissettim, kimbilir kaç yüzyıl önce hangi düşmalardan korunmak için inşa edilmiş surlar bugün hala haşmetli bir şekilde ayakta duruyor. Şehirde belediye ve halk arasında inanılmaz bir dayanışma var ve mutemelen bu yüzden herkes el birliğiyle şehre birşeyler katmakta… Tarihi camiler ve kiliseler şehre ruhani bir hava katıyor ve bunu her solukta hissedebiliyorsunuz…Kıvrıla kıvrıla akan Dicle’nin şehre armağan ettiği yeşilin tonlarından gözlerinizi alamıyorsunuz. Ve tabii ki insanlar…Her Diyarbakırlı aslında tanıdığınızmış meğer yeni öğrendim, evine alır, yemek yedirir, yatırır…çok da bilgilidir, yediden yetmişe tarihleriyle, kültürleriyle o kadar dolular ki bunu sizinle paylaşmadan edemezler…ve bir de “dengbej”ler…o muhteşem sesleriyle seslendirdikleri ağıtlar yürekleri parçalar…Mezopotamya dedikleri gözle görülüp yürekle hissedildiğinde anlam kazanıyor…
| Yazıcıya Gönder | Bu kelam kadirzade tarafından 13 Nisan 2009 saat 22:35 civarlarında,BİRKALEM'DEN kategorisinde kaleme alınmıştır. Yazı ile ilgili güncellemeleri takip etmek için tıklayın RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |


yaklaşık 10 ay önce
Bir diyardan bir nefes. Teşekkürler BirKalem.
Bir dostluk vatanı Türkiye ama kimseler dönüp BAKAMIYOR, duman ve ses kirliliği gözlerimizi kapamamış, adeta güzellik anemisi olmuşuz, görmemiz için o nefesi yerinde solumak lazım, diyar diyar kapıları çalmak lazım o sıcaklığı almak, ısınmak için.
Biz çok üşüyoruz, ısıtmıyoruz.
Sıcak bir çay ile keyifli bir muhabbeti unutanlara yeni bir reçete yazmak lazım, içinde iyi kalpli insanlar, yalan bilmeyen amcalar ve odun toplayıp evine bakmaktan başka yol bilmeyen yalınsız teyzelerle dolu.