hormonsuz-dogal-bir-yapitAnnesini ve babasını daha tanıyamamış olan bir çocuğun başından geçenlerin anlatıldığı film İsmail Hacıoğlu, Oktay Kaynarca  ve Ayten Gökçer eşliğinde bir ziyafet sunuyor. Dram tarzında olan film gerçekten çok iyi yazılmış ve yönetilmiş. Cem Görgeç’e bu konuda hakkını teslim etmek gerek.

Burada bir konuya değinmek istiyorum. Evet yönetmen filmi çekendir fakat senarist ile yönetmen yi uyuşmalıdır diye düşünüyorum. Senaristin onu yazarken taşıdığı ruh halini yönetmen anlamalı ve oyuncu da yaşatmalıdır. İşte bu filmde senarist ve yönetmen aynı olduğunda sadece İsmail Hacıoğlu’nun rolünü yansıtması kalmış ve bu da o işi hakkıyla yapmış durumda.

Filmin tam yapım tarihini aslında net olarak bilmiyorum ama Nisan ayında TurkMax’de verilmiş ilk defa. Bazı kaynaklar 2005 yazıyor bazıları ise 2008. ( Eğer emin bir tarih verebliyorsanız buraya yazarsanız sevinirim. ) Tarihinin benim için önemi yok. Biraz geçmiş tarihi işliyorlar zaten. Tek üzünütüm 5 ay mı yoksa 3 yıl mı geç kalmışım ben bu filmi izlemekte o. Yani çok şey kaybedeli çok olmuş mu?

Onca kitap okudum ve artık şunu diyebiliyorum; “Bazen bir film izlemek bir kitap okumaya eşdeğer olabilirmiş. ” Günlük tutar gibi yazılmış bir senaryo. Hani filmlerde olur ya doğa üstü şeyler bunda yok. Gayet naturel. Hormonsuz bir yapıt. Hatta aynı şeyleri yaşadıysanız ” İşte orada ben varım!” diyerek de izleyebileceğiniz bir film de diyebilirim. İsmail Hacıoğlu gerçekten oynamış yani. Zaman zaman çok eğlenirken zaman zaman gözyaşlarının sıcaklığını yanağınızda hissedebileceğiniz bir film. Gerçekten de bunu çekenlere teşekkür ederim.