İnsanı öldürmeyen şey tuhaflaştırır
Etiketler | Batman, Gotham Şehri, Joker, Kara Şovalye, The Departed
Köstebek (The Departed) filmini izlediğimden bu yana bir film izlerken ters köşe olduğumu hatırlamıyorum. Dark Night (Batman: Kara Şovalye)’yi izleyenler neden bahsettiğimi anlıyordur. Seyirciyi olayın gelişimi içerinde şoka veya beklenilmeyene uğratmak için yazılmış bir senaryo. Durumun bu olması izlerken, sıradan bir filmde alınması gereken tattan çok daha ayrı bir keyfi verdi bana.
Film hakkında özellikle üzerinde durmak istediğim bir konu var ki o da şu; Genelde bu tür filmlerde bir iyi karakter bir de kötü vardır. Ve filmin sonunda senaryo gereği görevini icra eden kötü karakterden izleyici nefret eder ya da en azında “tüh allah cezanı versin, pis adam” derler ya bunda bana nedense öyle birşey olmadı. Joker’e nedense bir sempati, bir şefkat duygusu doğdu içimde “aslında kötü biri değil o” derler ya, Onu diyesi geliyo insanın yaptığı herşeye rağmen:) (Bu arada kendisi geçen yıl aramızdan ayrıldı)….Belki de bu özelliğidir filmde onu Batman’dan daha da ön plana çıkaran. Sonda kaybeden tarafmış gibi görünse de, aslında kazanan oydu. Çünkü Gotham şehrinin umut simgesi haline gelen, bay şansını kendisi yaratan Harwey Dent’i sonunda kendi safına çekmeyi başarmış ve Gothamlıların kahramanını ellerinden almıştı….Filme 10 üzerinden 8,5 veriyorum….

:)
Film içinde söylenen bir replik ve adeta kompozisyonlara konu olacak kadar derin.
Filmden sonra bu yazıyı okumamla kendime gelmiş oldum.
Böyle güzel ayrıntıları kaçırmıyor olmanız bu siteye mest olmamdaki en büyük faktör.