kuresel isinma kangren dünya14. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan Rönesans ile birlikte insanoğlu artık seri üretim modeline geçip sanayileşme yolundaki en önemli adımlarını attı. İnsanlık o tarihten sonra sanayiye daha da ağırlık verip daha çok yatırım yaptıkça, kendi dünyasının doğal denegelerini de yavaş yavaş alt üst etmeye başladı. Sanayinin işleyişine devam edebilmesi için ham madde ihtiyacı vardı, bu ihtiyacı çoğu kez ekolojik sisteme müdahale denebilecek yöntemlerle giderdi insanoğlu. Sanayideki işleyiş sonucu ortaya çıkan işe yaramaz artık maddeler de ki bunlar doğanın yok edebileceği türden olmayan, inorganik maddelerdi,  gelişi güzel bir şekilde doğaya bırakılmaya başlandı. Sanayinin işleyiş sürecinde ortaya çıkan zararlı gazları saymıyorum bile….

Ve sonunda bu süreç günümüze kadar dayandı, daha önceleri bu yapılanların pek etkisi hissedilmiyordu ancak özellikle son iki üç yıldır dünyamızdaki ekolojik denge tamamen iflas edecek duruma geldi ve doğal felaketler birbirini izlemeye başladı. Akarsu yatakları kurumaya başladı, en verimli topraklar mahsul vermez oldu, düzensiz yağışlar çoğu yerde sellere neden olup can ve mal kaybına neden oldu, kutuplardaki buzul çözülmelerinde anormal bir artış oranı gözlenmeye başladı. Kısacası Dünyamız kangren oldu, sancısını çekmeye başladık artık. İnsanoğlu olarak Dünyaya tüm bu yaptıklarımız çok küçümsenecek birşeymiş gibi adına küresel ısınma dedik ve öylece bıraktık. Bana göre durumu daha da trajik hale getirsense, küresel ısınma deyip bırakmanın yerine küresel ısınmayı durduracak çözümler üretmenin yerine, medya da çoğu zaman karşımıza çıkan kişilerin bize küresel ısınma sonucu oluşan su kıtlığı için suyu tasarruflu olarak kullanın demeleri. Hadi biz tasarruflu bir iki sene kullandık, ya ondan sonra? bizden sonrakiler ne yapacaklar? Suyu tasarruflu kullanın diyeceklerine herkes bugün bir fidan dikin deseler daha yapıcı ve faydalı olmaz mı yani….Çevreci dernek ve kuruluşlar deseniz eminim ki çoğunun başında bulunan kişiler ömürleri boyunca şahsen bir tek fidan bile dikmemişlerdir…

Sorun ortada çözüm yolları da ortada aslında ancak görmüyoruz veya yapmak zor geliyor bilmiyorum artık hangisi, bildiğim birşey varsa o da Dünyadaki kangrenin an ve an büyüdüğüdür. Çoğunluklar yaptığımız müdaheleler vucudun kangren bölgesinin kesilip, tedavideki gecikmeler dolayısıyla hastanın kan kaybından ölmesi olayına benziyor. Dolayısıyla bu kangren ve kan kaybına Dünyamızı kaybetmeden önce acilen müdahale edilmesi gerekiyor..