Kars İntibaları: Devlet ve Özel Sektör
Geçen hafta cuma gunu bir sebeple Kars’a gitmem gerekti. Dört gün boyunca bir yandan işlerimi hallederken biryandan da Sarıkamış Toprak Otel‘de kalıp hemencecik başkente geri gelmeyi planlıyordum. Ancak hayatım boyunca ilk defa gittiğim bu şehirde karşılaşacaklarım aklımın ucundan bile geçmiyordu. Ankara’yı soğuk bilirdim lakin Kars’a ayak basar basmaz gerçek soğuğun ne olduğunu anladım. Havaalanından çıktığımda dişlerim kırk yıllık düşmanların karşılaşmaları misali birbirine girerken damarlarındaki kan donmuş olacak ki ellerim hissiz kaldı ve bavulum paldır küldür yere yuvarlandı. Neyse ki belediye otobüsü hazırdı, derhal otele gidip güzelce ısınabilirdim. Otel Sarıkamış’taydı ve havaalanına 53 km yani yaklaşık bir 45-50 dk mesafedeydi. Yola koyulduğumda elli dakika oldu üç saat. Lapa lapa yağan kar yolları hemencecik kapamıştı. Neyse ki otele vardım. Bir de ne göreyim, sanki otel değil saray. Burada bu lüksü göreceğimi hiç düşünmemiştim. Odama çıkıp bir süre dinlendikten sonra akşam yemeği için restorana indim, böyle lüks bir otelden padişahlara layık yemekler çıkar ümidiyle ağzım sulanmıştı. Hayal kırıklığının bu kadarını yaşamamıştım, üçüncü sınıf bir lokantada dahi göremeyeceğiniz bir parça tavuk ve yanında bir kepçe yapışmış pilavı görünce gözlerime inanamadım. Üstelik garsonların kaba saba hareketleri de hiç ortama uymuyordu. Sanki sarayı eşkiyalar basmış ve yönetiyorlardı. Sonradan, iflas eden Toprak Holding’in borçlarına karşılık TMSF’nin buraya el koyduğunu öğrendim. Yani artık devletin malıymış burası. İşin aslı ortaya çıkmıştı, benim de beklentilerim o andan itibaren bu yönde gelişti. Otel beş yıldızlıydı ama fiyatlardan başka herşey bunun tersini söylüyordu.
Nihayet işim bitmiş, otelden ayrılmış Ankara’ya dönüş için hava alanının yolunu tutmuştum. Bu sefer kısa sürede vardık hava alanına. Bir sürprizle de burada karşılaştım. Türk Hava Yolları’na ait Anadolu Jet markasıyla seyahat edecektim ama müsaade etmediler. Hava kötüymüş, görüş kapalıymış, bir sürü mış mış… Bu yüzden de uçuş yapamayacakmışız. Bir yandan da özel firmalara ait uçaklar inip kalkıyor, demek ki sadece devletin görüş alanı kapalıydı. Çıldırmamak elde değil. Mecburen Kars il merkezinde yeni bir otele yerleşmek zorunda kaldım. Bu sefer ki çok yıldızlı değildi, tavanlar dökülmüş, saç kurutma makinası çalışmıyor, yatak örtüleri de nem kokuluydu. Ama görevlilerin müşterilere karşı tavrı beş yıldızın ötesindeydi. Acaba buradaki personeli alıp Toprak otele oradakileri de buraya yerleştirseydik nasıl bir değişiklik olacaktı. Muhtemelen herşey aynı kalacaktı. Ne de olsa birileri devlet memuru, maaşları sabit, hesap soran yok, diğerleri asgari ücretle çalışan işçi tayfası… Velhasıl birkaç günlük doğu ziyaretim devlet ile özel sektöre dair ayrıntılı bir kıyaslama yapmama vesile oldu. Sizi bilmem ama ben artık özelleştirmelere karşı değilim.
(Bu arada Ankara’ya dönebildim ve burada hiç üşümüyorum, çünkü kaldığım yer devletin merkezinde ama devlete ait değil.)
| Yazıcıya Gönder | Bu kelam kadirzade tarafından 31 Aralık 2008 saat 18:24 civarlarında,BİRKALEM'DEN kategorisinde kaleme alınmıştır. Yazı ile ilgili güncellemeleri takip etmek için tıklayın RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |

