Ortaçağ Avrupası’nda, egemen sınıf veya soylu sınıf da diyebileceğimiz kesim seyrü-sefa içinde yaşarken, bu sınıf dışında kalan köylü veya sıradan halk sefalet ile boğuşurdu. Bu soylu kesim yalnız kendi çıkarlarını korumakla kalmaz kendi çevresindekileri de koruması altına alır onların da ülkenin geri kalan kısmına göre daha rahat standartlarda yaşamalarını sağlardı, örneğin bir Derebeyi’nin ve Kont’un hizmetçisi ile tarımla ugraşan ya da esnaf kesimden birinin hakları kesinlikle eşit değildi…Bugün Türkiye olarak geldiğimiz nokta Avrupa’nın ortaçağda içinde bulunduğu durumun ta kendisi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sayıları 540 kusurlu bir sayıyı bulan, oturdukları yerden laf dalaşına girmekten ve birbirlerine tekme-tokat-yumruk Allah ne verdiyse artık saydırmaktan başka bir işe yaramayan, ülke menfaatleri söz konusu olduğunda bile tek yumruk haline gelmeyi başaramayan, içlerinde hain terör örgütüne “Terör” diyemeyen ve elebaşına “Sayın” diye hitap edenlerin bile olduğu ve tüm bunlara rağmen milletin ödediği vergilerle binlerce YTL maaş alan milletvekillerimiz ve TBMM başkanı Köksal Toptan, tüm meclis çalışanlarının maaşlarına 350 ytl zam yapmaya karar vermişler. Kendi aldıkları tonlarca para yetmiyormuş gibi mecliste onlara hizmet edenlere de keseyi açmışlar…Nede olsa ceplerinden çıkmıyor ek 350 YTL, biz çalışır vergilerimizle öderiz maaşları ne olacak yanii(!)
Memura ve emekliye yapılacak olan zamlarda yüzdelik oranların bile hesabını yapan hükümet, söz konusu kendileri ve kendi çevrelerindeki kişiler olunca nedense hesap kitap bilmez oluyor. Bunları yazarken kesinlikle meslicte çalışanların (milletvekilleri hariç) maaşında filan değilim, benim zoruma giden madem 350 YTL gibi büyük orandan bir maaş zammı yapılabiliyor, neden söz konusu memur ve emekli olunca bu kadar ince zam hesaplarına gidiliyor.
Yukarıda bahsettiğim Ortaçağ Avrupası, sonradan yapılan Rönesans ve Reform hareketleriyle tamamen bu durumun üstesinden gelmeyi başardı. Bakalım bizim rönesans ve reformumuz ne zaman ve nasıl olacak…

biz ne zaman rönesans gibi bi değişimi yaşarız bilemiyorum. sosyal devlet kavramına cok uzak olduğumuz cok acık günün birinde birazcık da olsa yaklaşabilmek bile hayal…bu ülkenin siyasetcileri bu ülkenin genç bir bireyi olarak bana asla güven vermiyor.hayır kendi cıkarlarını gözetmelerini gectim tamam gözetsinler ama bu ülke bu millet için biraz kafa yormak cok mu zor anlamıyorum