Meşgul etmeyelim sayın Müdürü
Görünüş itibari ile ürkütücü bir yapıya sahip olan değerli İstanbul Emniyet Müdür’ü Celallettin Cerrah (bu isim normal bir insanın kalp krizi geçirmesi için yeterlidir herhalde [-Adın ne yavrum senin? - Celallettin Cerrrrahhhhh.....]) son günlerde verdiği demeçlerle sadece fiziğinden ve isminden ve oturduğu makamdan değil, oturduğu makama rağmen insan hayatına verdiği değerden de kormamız gerektiğini ortaya çıkardı.
Hatırlarsınız bundan bir kaç ay önce İstanbul Etiler’de bir çöp konteynırında bir bayan kardeşimizin (Münevver Karabulut), insanlıktan nasibini almamış zengin bir züppe tarafından canice katledildikten sonra atılan vucudu bulunmustu. Ancak olayın üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen zanlı yakalanamadı ve her fırsatta teşkilatıyla gurur duyduğunu ve kendisi dahil ailesinde herkesin silah manyağı olduğunu, silah sesinin kendisine huzur verdiğini söyleyen Celallettin Cerrah olayla ilgili yaptığı son konuşmada Münevver Karabulut’un ailesi için “kızlarına sahip çıksalarmış” ifadesini kullanmış.
Burdan sayın Cerrah’ı kutlamak istiyorum, tek bir açıklama ile olayı resmen çözdü. Herkes kendine çocuğuna sahip çıksın kardeşim. Sayın emniyet müdürü sizle mi uğraşacak, poligonda ailece silah atışı yapmak varken!!
| Yazıcıya Gönder | Bu kelam Yaşarzade tarafından 28 Nisan 2009 saat 23:27 civarlarında,BİRKALEM'DEN kategorisinde kaleme alınmıştır. Yazı ile ilgili güncellemeleri takip etmek için tıklayın RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |


yaklaşık 10 ay önce
haber diye bunu yazmak için o küçük beynini fazlaca zorlamışa benziyorsun. B günlerde ülkenin düzenini bozmak araya fitne fesat sokmak için elinden geleni yapmaya calışıyorun. Kimin iti siniz kime çalışıyorsunuz bilmem ama insanları emniyete, askeriyeye, devlete düşman etmek için boşa uğraşıyorsun. Yayınlamaya yureğiniz yetermi bilmiyorum ama yayınlanması dileğiyle…..
yaklaşık 10 ay önce
Merhaba Sayın cerrahhh kılıklı yorumcumuz öncelikle şunu söylemek lazım senin haber dediğin ama aslında haber olmayan ve tamamen Sayın Cellalettin Cerrah’ın Münevver Karabulut cinayeti hakkında sarfettiği son sözlerle ilgili yaptığım yorumumdur ve aslına bakarsak senin bu yorumu yazarken düşüncesizce kin kustuğun kadar da bu küçük ve hatta sana göre olmayan beynimi de pek zormaladım. Artı bu yorumdan şunu da çıkarabiliriz ki yorum niteliğindeki bu yazıda ne askeri veya bunun dışındaki bir makama bir eleştiri ya da bu kurumlardan kimseyi soğutmak gibi bir amaç yok sade ve sadece yukarda bahsettiğim olay hakkında söz konusu kişinin sarfettiği cümleye yönelik bir eleştiri var. Ve Ne yazık ki benim bu küçücük beynimden çıkanları sizin o devasa, haldır huldur çalışan beyniniz idrak edememiş.
yaklaşık 10 ay önce
ben bu yazıda birazda olsun cerrah a katılıyorum. bakıyoruzda son gunlerde gercekten ulkede bi kırgınlık bi moral bozuklugu var. emniyet müdürü olan Sayın Cerrah a gelince son derece işini bilen görevini yapan bir emniyet ci.İstanbul gibi her türlü olayın yasanması an meselesi olan bi sehrin asyişini düzenini korumak dışardan göründüğü kadar kolay değildir amacım Sayın Cerrah ı savunmak değil aten böyle bir şeye gerek te yok… ;şini iyi yapıyorki İstanbulda bircok suikast zamanında önlenmiş Ergenekon gibi bi terör örgütünün gizli yönleri ve belgeleri ele gecirilmiştir. yasarzade zaten yazısında “….. ifadesini kullanmış”şeklinde bi cümle kurmus sanki başkasından duymus gibi. Gel gelelim bu Emniyet müdürüne zarar vermek için son yıllarda zaten bi karalamadır gidiyor bu yazıda bunlardan biri olmuş.. kardeşce ve hep birlikte ülkemizi daha iyi yerlerde görmeyi amaçlayarak yaşamak ümidi ile tüm vatandaşlar ve kolluk gücleriyle el ele omuz omuza daha büyük TÜRKİYE için calışmamız lazım. Yaşarzade sende bu amaçla düşün ülkeye faydalı olacak yazılar yaz ki birşeye benzesin.işe yarasın….
yaklaşık 10 ay önce
SAyın Cerrah sevdiğim ve saygı duyduğum bir şahıstır. Düşüncesini yerinde buluyorum fakat söyleyiş tarzı bu şekildeyse tasvip edilebilir değil.
Elbette aile gereken önemi ve terbiyeyi belirli disiplin çerçevesinde çocuklarına vermelidir. Ailevi bozukluklar ve ilgisizlikler çocukları böyle bir duruma sürükleyebiliyor. Ne yazık ki biz medya nereye derse oraya gidiyoruz. Farklı düşünsel bir eylem yaratmaya gücümüz yetmiyor.