Tag Arşivi | "İstanbul Üniversitesi"

Tags: , , , ,

Elalem galaksilerarası dolaşıyo bizse sıralararası

Tarih 29 Kasım 2008 Yazar Yaşarzade

3068755624_562aa5401c_m Elalem galaksilerarası dolaşıyo bizse sıralararasıAmerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin-Madison üniversitesinde okuyan 5 kişilik bir öğrenci grubu Porto Rico’da Arecibo gözlemevindeki dünyanın en büyük telekobu ile yeni bir galaksi keşfetmişler. Araştırmacı ruhlu bu üniversiteli arkadaşlarımızı grup olarak tebrik ettiğimi ve kendilerine gıpta ile baktığımı burdan bildirmek isterim. Zira onlar bulmasaydı biz zaten bulacaktık zaten eninde sonunda bu galaksiyi, neyse nasip değilmiş ne yapalım. Gerçi bir kaç kez şahsen sözkonusu galaksiyi İstanbul Üniversitesi rektörlük kampüsünde bulunan itfaiye kulesinin çevresinde dolanırken farketmiştim ancak keşfini sonraya bırakmak için erteleye durdum. Uyanıklar boş zamanıma denk gelip konmuşlar galaksinin üstüne.

İnanmadınız değil mi? haklısınız bende kendi dediklerime inanmadım. Ama benim suçum ne, dünyanın en büyük teleskobunu önüme koydular da ben mi keşfetmedim!, ömrüm ve pantolonlarımın arka kısmı tahta sıralarda oturmaktan çürüdü resmen. Ondan sonra biz niye yapamıoz böyle şeyleri diye kara kara düşünüyoruz. Okullarda verilen teorik bilginin çeyreği kadar uygulama imkanı verilseydi bize, bu halde mi olurduk. Tek yaptığımız yıllarca önümüze ineklere yem verdikleri gibi verilen kitapları sular seller gibi ezberlemek oldu. Sonuçları ise bugün ortada herkesin gördüğü üzere.

Yorumlar (0)

Tags: , , , ,

Teşekkürler Mesut hocam

Tarih 23 Kasım 2008 Yazar Yaşarzade

Ülkemizin en büyük ve en köklü eğitim kurumlarından biri olan ve kendi şahsımın da halen çatısı altında öğretim gördüğü İstanbul Üniversitesi, hepimizin de bildiği gibi geçmişten günümüze kadar sürekli olarak karşıt gruplu üniversite öğrencilerinin çatıştığı yer olarak hafızamızda yer edinmiştir. Bir de Türkiye’de üniversitelerle ilgili çıkan haberlerde muhakkak VTR’lerde yerini alan o meşhur ve ihtişamlı kampus kapısı ile Beyazit meydanı vardır tabii ki. Haa meşhur mu meşhur bir zamanlar ki rektörü Kemal Alemdaroğlu‘nu da unutmamak lazım.

Neyse ki Kemal Alemdaroğlu görevinden alındı da yerine layık olan biri olarak Mesut Parlak geldi. En azından bu göreve layık olduğunu bugün basında çıkan haberlerde gösterdi. Sayın Parlak’ın İsrail büyükelçisi ile daha önceden yapılması planlanan görüşmesi büyükelçi korumalarının Mesut hocamız tarafından dışarı çıkarılması isteği ve korumaların çıkmamakta ki ısrarı üzerine, Rektörümüz “Türkiye, bu tür küstah davranışların kabul gördüğü işgal altındaki toprak değil” diyerekten görüşmeyi iptal etmiş. Olay İsrail dahil tüm dünya medyasında geniş yankı yaratırken, Hocamızı sergilediği tavırdan ve söylediklerinden dolayı tebrik ediyorum, kampüste ilk gördüğüm yerde elini öpmek farz oldu…iyi ki varsınız hocam:)

Yorumlar (1)

Tags: , , , , ,

Bu da İkinci Kemal Alemdaroğlu’muz

Tarih 13 Ekim 2008 Yazar Yaşarzade

İstanbul Üniversitesi eski rektörlerinden Kemal Alemdaoğlu‘nun adı rektörlük yaptığı süre boyunca birçok yolsuzluk olayına karışmıştı. Şimdi de aynı iddalar Dokuz Eylül Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı için öne sürülüyor. İddalar arasında üniversite ihalelerinde usülsüzlükten tutun, öğrenci kayıt ücretlerinin özel bir banka hesabına yatılmasına kadar daha bir çok suçlama var. Tabi bunların hepsi idda, gerçekleri ancak suç duyurusu yapılıp, Prof. Dr. Emin Alıcı’nın mahkemeye çıkarılmasıyla öğrenebileceğiz, belki de hiç öğrenemiyeceğiz ve bu iddalar doğruysa bile şuan Alemdaroğlu nasıl elini kolunu sallayıp dışarda gezebiliyor ise Emin Alıcı’yada o şekilde öğrenciler ve öğretim üyeleri üzerinden yediği paralar kar olarak kalacak. Ancak ne olursa olsun Türk Eğitim-Sen bu işin peşini bırakmayacak gibi görünüyor….

Yorumlar (1)

Tags: , , ,

İstanbul Üniversitesinden Dev Sıçrama

Tarih 05 Ekim 2008 Yazar Yaşarzade

hukuk-fak-istanbul-uni İstanbul Üniversitesinden Dev SıçramaÜlkemizin en köklü eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Üniversitesi‘nin adını geçmişte sık sık yaşanan öğrenci olaylarından dolayı bilmeyen yoktur ve tabi ki yüksek öğretim ile ilgili görsel basında çıkan en ufak bir haberde VTR’lerde yerini alan o ihtişamlı kapısını da, o kapı ki İstanbul Üniversitesinin kendi öğrencileri bile zaman zaman içeri giremiyor. Bu tür istisnai durumlara sahip olan İstanbul Üniversitesi herşeye rağmen dünyanın en iyi 500 üniversitesi listesine girebilmeyi başarabilen tek yüksek öğretim kurumumuz…Daha kayıt işlemlerini internet üzerinden değilde geçen seneye kadar zarflarla pullarla yapan bu eğitim kurumumuz nasıl oluyor da bu ilk 500 listesinde yer alıyor anlamış değilim…Sloganına baktığımız da “Yeni çağda öncüydük, bilgi çağında da öncü olacağız” yazan İstanbul Üniversitesi sanırım sloganıyla yetinmiş, sloganının gerektirdiklerinin üstüne kocaman bir set çekmiş durumda. Ancak hakkını yemeyelim bu sene büyük atılımlar yaptılar özellikle kayıt işlemlerinde istenen belgeler için yapılan düzenleme, mutluluktan gözlerimden yaş gelmesine neden oldu, inanamadım gözlerime desem yeridir. Artık kayıt işlemleri için gereken belgeler arasında zarf ile 6 adet 500 kuruşluk pullar gerekmiyordu, bu düzenleme için kendilerini tebrik etmek istiyorum, zira yaptıkları inanılmaz bir altyapı gerektiren birşey(!), kolay değil ne de olsa artık zarf ve pul yok.

Yorumlar (0)

Tags: , , , ,

On Altı Yıllık Maceranın Mutlu Sonuna Yaklaşırken…

Tarih 07 Eylül 2008 Yazar Yaşarzade

Yıllardan 1992, peder bey kolumdan tutmuş köy okuluna yazdırmaya gidiyor…o günkü kare halen gözlerimin önünde. Peder bey ile birlikte hocanına yanına varmışız ve bugünkü ebeveynlerin öğretmenlerinin karşısında çocukları suçlu olsa bile öğretmenlerini suçlama tavrı yerine, ilk öğretmenime şunları söylüyor “Hocam, eti senin kemiği benim”… Ben ise o ufak yaşımla demek istedi acaba bizim peder bunu söylemekle diye düşünüyodum.

Aradan on altı yıl geçti ve ben halen ilk başladığım statüdeyim, yüksek öğretim kademesinde bir öğrenciyim. Lise bitip öss de üniversiteyi kazandığımda tamam artık herşeyi garantiledim diye düşünüyordum ancak asıl zorluk ondan sonra başlıyormuş. İstanbul Üniversitesi ingilizce öğretmenliğinde okuyor olacaktım artık…İstanbul Üniversitesini yerleştirme sonucumda gördüğümde  vayyyy be ben neymişim diyodum kendi kendime…2004 ün eylül ayında gelip liseye kayıt yaptırır gibi zarflarla pullarla ilk kaydımı yaptırdım ve dönem başladıgında aynı bölümde okuyan üst sınıflardaki tanıdıklara sordum hangi hoca nasıldır derslerden nasıl geçilir diye. Adamlar boşver ya yat yat geçersin dediler, bende ilk sene yattım paso ama sınıf tekrarının eşiğinden döndüm ve halende o yatmanın acısını çekiyorum…. derken 2. sınıf, 3 ve 4. sınıfa geçtik tabi bu arada ben yarım dönem uzattım ve yaklasık üç ay var okulun tamamen bitmesine ancak İstanbul Üniversitesi denince aklımda  canlancak iki şey var. Birincisi o lanet olası bi türü güncellenmeyen sayfası öyle ki şuan girip bakın inanmazsanız öğrenci bilgi sistemine son güncelleme tarihi en altta 3 şubat 2008 yazıyor halen:)…. Diğeri ise adeta öğrenciye zulum olan ders kayıtları. Zannetmiyorum ki bu ülkede İstanbul üniversitesi dışında bir yüksek öğretim kurumu ders kayıtlarını halen elden pullarla zarflarla yapıyor, hepsi de online internet ortamından gerçekleştiriyor kayıtları ama hernedense resmi sitesine girdiğimizde ilk gözümüze çarpacak olan “Dünyada ilk 500 deki tek Türk üniversitesi” olduğunu idda eden İstanbul üniversitesi bu internet ve teknoloji nimetiyle halen tanışmamış olacak ki herşey manuel olarak işliyor.

Yorumlar (0)