talih kuşu“Ömrümüzden bir yıl daha geçti” diye yanıp yakınanlardan olmayacağım bu yılbaşında. Geçerse geçsin yahu, üzüntüyle, kederle, pişmanlıklarla geçeceğine geleceğe dair umutlarla geçsin. Naçizane bendeniz de 2009 a birçoğunuz gibi milli piyangodan kazanacağım trilyonları hayal ederek gireceğim. Her sene bir bilet ya alır ya almazdım. Ama bu sene daha şimdiden beş bilet aldım bile. Devamı da gelecek. İkisi İzmir’den ikisi Manisa’dan biri de Ankara’dan. Şimdi Ankara’dan birkaç tane daha almak gerek, ne de olsa başkent, talihlinin burdan çıkma olasılığı çok yüksek. İstanbul’u unutmayacağım tabi, bu haftasonu bir uğrayıp kendi ellerimle birkaç tane de oradan alayım. Türkiye’nin yarısı orda, bakarsınız talih kuşu oraya uçuverir di mi? Şimdi diyeceksiniz İzmir, Ankara, İstanbul tamam da Manisa‘dan niye aldın, hem de iki tane. Şimdi şöyle düşünün, talih kuşu İzmir’e uçmaya karar verdi, uçtu uçtu yoruldu, İzmir’e yarım saat mesafedeki Manisa’ya, şehzadeler şehrine inmeye karar vermez de ne yapar, yaa. En iyisi bir de Ankara’ya yakın birkaç ilden almak, mesela Yozgat, Kırşehir, Afyon filan. Belli mi olur, kuş bu, nereye konacağını haber vermez ki.

Şimdi hayaller de tükenmez bu kadar bilet aldıktan sonra. Kesin bana çıkar artık. İlk iş olarak gider İstanbul Bebek‘ten bir yalı alırım, kapısına da son model bir BMW. Sonrası mı, sonrası yok, alacağım paraları bitene kadar ye-iç-gez üçlüsüyle çarçur edeceğim. Bu üçlünün asıl ayağını ‘gez’ kısmı oluşturacak. Ver elini Hawaii, Dubai, Miami… Ver elini Londra, Paris, BerlinKarayiplere de gideriz, Afrika’ya safariye de. Nasıl olsa paralar da bitecek ömür de… pfff dalmışım, yarına da ödev var, burda bırakayım ben, gerisini siz hayallerinizle doldurun olmaz mı? Ne demiş Yahya Kemal amcamız: “İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar”. Hadi eyvallah…