terminator_salvationDaha vizyona girmeden afişleri ile büyük merak uyandıran Terminator serisinin sonuncusu olan Terminator Salvation’ı belkide şimdiye kadar uzun süredir izleme istediği duyduğum nadir filmlerdendir. Tabi bunda bahsettiğim vizyon öncesi afişlerin etkisi olmadı değil.

Amerikalılar teknoloji ile uğraşa uğraşa yine herşeyi ellerine yüzlerine bulaştırıp, kurdukları Skynet adındaki yapay zekamsı şeyle baş edememişlerdir filmde. Skynet te oluşturduğu terminator ordusuyla insan ırkını kendine bir tehdit olarak algıladığından önüne geleni uçan gemilere tıkıp, ana üssüne götürüp infaz etmektedir. Ve bu yüzden bizim Amerikalılara tekrar dünyayı kurtarma görevi farz oluverir oracıkta. Skynet’i yok edecek kişi direnişçilerden John Connor ve olaylar patlak vermeden 15 yıl önce vucudunu bilimin hizmetine veren idam mahkumu katil Marcus’tur. İdamdan sonra Marcus Skynet programı dahilinde hibrid (melez) bir terminator haline getirilir, yani yarı terminator yarı insandır ancak insani vasıfları daha ağır basıyor olacak ki Skynet’in yok edilmesine yardım eder, John’ın önyargısının aksine.

Hatta o kadar duygusala bağlar ki bizim hibrid yani çakma terminatorümüz, filmin sonunda ağır yaralı olan John’un hayatını kurtarmak için kendi kalbini verir. Helal olsun adama ne diyiim, dünyayı kurtardığı yetmezmiş gibi, kalbini  gözünü kırpmadan John’a verdi. Gelde alkışlama şimdi :)

(Bu arada tam bizim vali Arnold amca yok piyasada dicektimi sonlara doğru beliriverdi bi iki dakikalığına…korktum görünce valla, yuh yani insan mısın sen? )