universiteMilli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik geçtiğimiz günlerde Alman Goethe Estitüsü ile işbirliği içerisinde hazırlanan “Okullar Geleceğin Partneleri” projesi kapsamında İzmir Kız Lisesi’ne bir ziyarette bulunmuş. Ziyaret esnasında bir basın toplantısı yapan MEB bakanı Alman eğitim ekolüne büyük övgüler yağdırmış ve biraz da bizim eğitim sistemi ile ilgili gelecekte yapılması gereken bazı noktaları belirtmiş.
Sayın Çelik’in bahsettiği bu noktalar ise göreve başladığından beri hiç aksatmadan heryıl yaptığı gibi, sınav sistemlerinde değişikliğe gitme ile ilgiliydi.(gerçi çoğu zaman sınav sistemini değiştirmeyi başaramayıp sadece isimlerini değiştirip öyle yutturdular ama olsun…OKS, SBS vs vs). Kimi zaman bir önceki yıl yapılan değişiklik işe yaramadı düşüncesiyle sistem bir sonraki yıl tekrardan değiştirilmeye çalışıldı. Ancak bu konuda dikkatimi çeken asıl şey şu; Madem sınav sistemi değiştiriliyor, bu sınavlardan bir önceki eğitim kademeleri için öngörülen öğretim tekniği ve anlayışı neden aynı kalıyor? Bunun da değiştirilmesi gerekmiyor mu peki? Çünkü eğitim etkinliklerinin içeriğini ve uygulanmasını etkileyen en önemli faktör hedef ve amaçlardır. Amaç ise sınavdan iyi bir netice almak. Dolayısıyla sınav sistemi değiştirildiğinde, öğretim etkinliklerinde de değişen sistem çerçevesinde değişikliğe gidilmesi gerekiyordu ancak bu yapılmadı. Yaptıkları şey çorbayı kaşıkla içtikten sonra spagettiye de kaşıkla devam etmek gibi birşey oldu, bu durumda isteseniz de istemeseniz de spagettiniz dökülecektir kusura bakmayın.
Bir diğer konu ise Milli Eğitim Bakanımızın, gençliğin başbelası haline gelen ÖSS sınavını teste dayalı bir sistem olmaktan çıkaracağız demesi…güzel ve hatta çok güzel çünkü bir insanın bilgi birikimini ölçme işlemini  belirli bir zaman veya maddelerle sınırlayamazsınız. Ezberden, hatırlamadan öteye geçemez böyle bir sınavın ölçtüğü. Sayın Bakan bu açıklamayı yaptığı anda yanında olup şunu sormak isterdim kendilerine; “ÖSS gibi ölçme ve değerlendirmesi en kolay olan bir sınavın uygulanmasında bile heryıl binbir fiyasko yaşayan MEB, acaba teste dayalı olmayan ÖSS’yi nasıl uygulayacağını düşünüyor?”