Yolgeçen Hanı İlköğretim Okulu
Etiketler | Gardner çoklu zeka, genelge, ilk kademe, ilköğretim, meb, sınıfta kalma
Geçen sene bu zamanlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan bir genelge, eğitim sisteminin ilk basamağı olan ilköğretim okullarında öğrencilerin sınıfta bırakılmamasını öngörüyordu. Şahsen ben iki ay öncesine kadar, yani eğitim dünyasına tam anlamıyla girmemişken alınan bu kararı son derece yerinde bulmuştum. Kararı doğru bulmamın gerekçesi ise şuydu; çocuğun belli bir derse ilgisi ve yeteneği olmayabilir, Gardner’ın çoklu zeka kuramı düşüncesinden hareket ederek belli alanlarda başarısız olan öğrenciye müsamaha gösterilip, ilköğretim kademesinde onu başarılı olduğu alana sevk etmek gerekir diye bir akıl yürütmüştüm.
Ancak aradan iki ay gibi pekte fazla bir zaman geçmemiş olmasına rağmen bu düşüncemin doğruluğundan şüphe etmeye başladım. Aslında şüpheye düştüğüm konu kendi düşüncem değil de, bu düşüncemin uygulanabilip uygulanamayacağıydı. Çünkü şuan karşı karşıya olduğumuz durum,sınıfta bırakmama sürecinin benim düşüncemin tam tersi yönünde işleyeceğini gösteriyor. Bu kararın öncesinde bile ortaöğretim sıralarına kadar gelmiş bir öğrenci halen önüne konulan kitabı akıcı bir şekilde okumayı beceremeyip, okuduğunu tam anlamıyla anlayamıyorsa ve hatta okunabilecek şekilde yazı yazma becerisi kazanamamışsa, bu karar alındıktan sonra nasıl olsa her türlü sınıfı geçeriz havasına girmeye aday öğrencilerin 4-5 yıl sonra lise sıralarındaki durumunu şimdiden merak ediyorum.
“Kalmamanın olmadığı bir sınıf ortamı ölümün olmadığı bir dünyaya benzer” diyerek yazıya noktayı koyuyorum.

son cümle mükemmel olmuş ve söylediklerine kesinlikle katılıyorum ama bırakmanın da ölçüsü olmalı tabi . kalemine sağlık…